
Matrix Lux Kokusuz Parlak
Ürün Tanımı :
Su bazlı, saf akrilik reçine esaslı, parlak, kokusuz, dekoratif son kat iç/dış cephe boyasıdır.
Özellikleri:
Solvent içermediği ve su ile seyreltildiği için kokmaz, insan sağlığına ve çevreye zarar vermez. Parlak dokusu ve içeriğindeki reçinenin su itme ve buhar geçirgenliğini arttırıcı özelliği sayesinde yüksek dayanıklılıktadır. Sararmaya karşı direnci yüksektir. Parlak ve yüksek örtücülüğe sahip, kolay uygulanabilen, iyi yayılan ve iyi yapışan bir boyadır. Gerçek anlamda silinebilir. Çatlama, kabarma ve dökülme yapmaz. Örtücülüğü yüksektir. Kolay uygulanabilme ve çabuk kuruma özellikleriyle zaman ve işçilikten tasarruf sağlar. UV’ ye ve ışığa dayanıklıdır. Zamanla parlaklığını kaybetmez ve sararmaz. Macunlama ve astarlama işlemleri yapılmış sıva, beton, eternit, alçıpan gibi mineral, ahşap ve metal iç/dış yüzeylere uygulanır.
Uygulama :
Boyanabilen Alan : Tek katta yaklaşık 15-20 m2 /lt.
Kuruma Zamanı (20°C): Dokunma kuruması 5 dakikada; toz tutmama kuruması 30 dakika; sert kuruması 24 saatte tamamlar.
Tatbikat :
a) Yüzey Hazırlama : Uygulanacak yüzey düzgün, sağlam ve kuru olmalı; kir, pas ve yağlardan temizlenmelidir. Kabarmış ve tebeşirlenmiş eski boya tabakaları yüzeyden temizlenmelidir. İyi durumdaki eski boyalı yüzeyler, tutunmayı arttırmak için ince zımpara ile zımparalanmalıdır. Doldurulması gereken çukurlar Natura İpek Macun ve ya Süper Macun ile doldurulmalı ve yüzey düzeltilmelidir. Kuruyan macunlu yüzey zımparalandıktan sonra, ahşap ve mineral yüzeyler % 20-25 oranında su ile inceltilmiş Matrix Lüx Kokusuz Parlak Boya ile, metal yüzeyler Antipas Astar ile astarlanmalıdır. Astar olarak sentetik astar veya antipas astar uygulanırsa 24 saat, su bazlı astar uygulanırsa 6 saat beklendikten sonra Matrix Lüx Kokusuz Parlak boya inceltilmeden 2 kat halinde uygulanır.
b) Tatbikat Şekli : Alt zemin hazırlığı yapılmış yüzeylere iyice doyurulmuş fırça veya rulo ile iki kat olarak uygulanır. Katlar arasında 6 saat beklenmelidir. Son katta inceltilmemiş Matrix Lüx Kokusuz Parlak uygulaması, yüzeydeki yayılmayı arttırır. Düzgün yüzey elde etmek için homojen bir dağılım sağlanmalıdır. Uygulama sırasında yüzey ve ortam ısısı 5-30 °C arasında olmasına özen gösterilmelidir.
c) Kullanılan Aletler : Fırça, rulo veya boya tabancası.
d) İnceltme / Karışım Oranı : Kullanıma hazırdır. Su ile % 5 oranında inceltilir .
Depolama Koşulları :
Doğrudan güneş ışığı almayan, ağzı kapalı ambalajlarda, 5-35°C arasında depolayınız. Kullanılmadığında ambalajının ağzı kapalı tutulmalıdır. Dondan koruyunuz.
Uyarılar :
R22 : Yutulduğunda zararlıdır.
S2 : Çocukların erişemeyeceği yerlerde muhafaza ediniz.
S24/25 : Göz ve deri ile temasından sakınınız.
S46 : Yutulduğunda derhal doktora danışınız; kabı veya etiketi gösterini

Bilgisayarınız bazı video dosyalarını oynatabiliyorken diğerlerini niçin oynatmıyor olabilir? Hepsinin çözümü kod çözücüler yüklemek.
Dijital video görüntüleri, analog görüntü depolama yöntemlerinden bugüne muazzam bir yoldan gelerek, uzun süren gelişmelerle devir aldı. Artık her eve girebilen DVD filmlerden video kameralara, cepte taşınabilen oynatıcılardan cep telefonu ve diğer mobil cihazlara kadar pek çok araç gereçte video kayıt işlemlerine rastlayabiliriz. Bütün bu dijital medya aygıtlarının hepsini bir arada rahatça kullanabileceğiniz, istediğiniz anda düzenleyebileceğiniz bilgisayarınızda eksik kalan tek bir şey var: Daha fazla depolama alanı gereksinimi.
Dijital video, çalışma alanı olarak yüksek miktarlarda depolama alanına ihtiyaç duymaktadır. Özelikle yüksek çözünürlüklerde çalışmak istiyorsanız. İnternet sitelerinde karşılaşabileceğiniz video klipler çok fazla yere ihtiyaç duymamakta iken, 720 x 576 piksel PAL çözünürlük kullanan DVD ve dijital video kamera görüntüleri her dakika sabit disk alanınızda gigabyte’larınızı yutmakla meşgul olurlar. Hiç kimse sonsuz depolama kapasitesine sahip olmadığına göre, yada cüzdanı müsait değilse, video dosyalarını pratik biçimde, kalitelerini bozmadan boyutlarını azaltması gerekmektedir.
Kod çözücülerin izahı
Windows işletim sistemi kod çözücüler olarak adlandırılan bu yazılımlardan bazı parçalarını kullanabiliyor. Kod çözücünün kelimesinin geldiği “codec” in açılımı şu şekildedir: COmpressor/DECompressor yani Sıkıştırıcı/Sıkıştırılmış olanı açmak, çözmek. Kısa bir tanımı ise, işlenmemiş bir videonun yer kazanmak için rutin bir işlemle yazılım tarafından sıkıştırılması ve bilgisayardan görüntülenmesi için yeniden sıkıştırılmış dosyanın çözülmesi anlamına gelir.
Bir video sıkıştırma kod çözücüsü nasıl çalıştığını anlatmadan, yanlış yorumlanmaması için önceden bazı açıklamaları yapalım. Windows tarafından kullanılan biçimi doğal olan video AVI’dir. AVI‘yi bir format olarak tanımlandığını duymuş olabilirsiniz fakat bu öyle değildir. AVI teknik anlamda taşıyıcı olarak bilinir, aynı şekilde Apple’ın QuickTime dosyaları gibi.
Taşıyıcıyı isterseniz bir kanal borusu olarak düşünün. Bu örneğin AVI dosyalarının durumunda ise, aynı dosya adı altında görüntü ve ses akımlarının birlikte transferinin yoludur. Bir AVI dosyası bir sonraki AVI dosyasından farklılık gösterebilir. Buna rağmen aynı çözünürlükte olan aynı video ve ses içeriğini de kapsayabilir. Bu sonuçların sebebi gayet basittir. AVI dosyası olarak taşınan bir videoya, farklı kod çözücüsü ile sıkıştırılma yapılmıştır. Bunu sıkıştırma yaptığınız videolarınızı izlediğinizde fark edebilirsiniz.
Ses için sıkıştırma yapan kod çözücüler kayıp ya da kayıpsız olurlarken, video kod çözücülerinde genellikle kayıp yaşanır. Kayıplara yol açacak bir video kod çözücüsü ile sıkıştırma yapıldığında uzunluğu orijinali ile aynı olmayacaktır. Sıkıştırma esnasında atılan bilgiler dosya boyutunu düşürebilir. Yüksek çözünürlüğe sahip, geniş veri yeri tutan bir video dosyası, sıkıştırma yapılırken hiçbir kayıp işlemi yaşanmamış anlamına gelir.
Film karesi (frame) ve kayıt alanı
Genellikle, video kod çözücülerini iki çeşitte ayırabiliriz: film karesi tabanlı ve kayıt alanı tabanlı veya diğer adıyla zamanlı kod çözücüler. Film karesi tabanlı kod çözücüler Cinepak veya Motion-Jpeg gibi videonun her karesini ayırıp inceleyerek ve sıkıştırarak çalışırlar. Film karesi tabanlı kod çözücülerle sahip, saniyede 25 kare olan bir PAL videonun iki dezavantajı vardır: yavaştırlar ve dosya boyutu kesinlikle büyük olur.
Bir film, değişmeyen aynı oranlara sahip, birbirinin ardı ardına gelen görüntülerin oynatılması ile yaratılan hareketlerin yanılsamasıdır. Bu mantıkla baktığımızda, her karenin bir önceki veya sonrakiyle çok minik farklılıklarla hareket ettiğini görmek hiç de zor değildir. Peki, madem hepsi aslında aynı ise niçin her kareyi tek başına sıkıştırma yapalım?
O zaman kayıt alanı yani zamanlı kod çözücülerle devam edelim. Zamanlı kod çözücüler video akışının zaman üzerinde ne kadar değiştiğini izlerler. Zamanlı kod çözücü bir akışı sıkıştırdığı zaman, ilk kareyi bütünüyle depolar. Bir sonra gelen kareyi ise tüm karelerle karşılaştırır ve ayrılmış olandan bir diğeri arasında değişiklik olup olmadığını kontrol eder. Daha sonrasında, sadece ilk tam kare ve sonrasında gelen kare arasındaki değişiklikleri sıkıştırma yapar. Çünkü aldığı ilk kare temeldir ve sonra gelen kareleri yeniden çözmesi için bilgi olarak tutar, buna anahtar kare yani “keyframe” denir. Bir film farklı sahnede değişim gösterdiği zaman kod çözücü büyük farklılık ayırt ettiğinde, o kareyi tutar ve başka bir anahtar kare olarak sıkıştırma yapar.
Tahmin edebileceğiniz gibi, zamanlı kod çözücüler film uzunluğuna başvurduğunda hiç değişikliğe rastlamadıkları takdirde daha yüksek verimli çalışırlar. En fazla bilinen zamanlı kod çözücü, MPEG standardıdır. Orijinal standardın yenilenmiş yüksek çözünürlüğü olan MPEG-2 kod çözücü, büyük sinema filmlerinin nispeten küçük DVD disklerine sıkıştırılmasında kullanılır.
Windows ile oynatma
MPG dosyası gibi farklı bir biçimlendirme içeren bir video dosyasını oynatmak istediğinizde, Windows otomatik olarak bu dosyayı tanır ve küçük ayrıntılarla birlikte çözüme kavuşturur. AVI gibi taşıyıcı biçimler, daha fazla karmaşık yapıdadırlar. Sıkıştırma kod çözücüleri video ve ses akımlarını her ikisini bir arada tek büyük boyutta kullanırlar. İlk olarak, filmin akışı içinde yer alan belirli bir parçasında, sıkıştırmada kullanılan kod çözücüyü tanımlayan “FourCC” denilen dört dijital sayıdan oluşan kodu Windows sorgular.
Daha sonra Windows bu kodu bilgisayarınızda yüklü olan kod çözücüler arasından eşleştirerek filmin oynatılması için doğru kod çözücüyü seçer. Şayet belirli FourCC kodu ile oynatılması gereken kod çözücü bilgisayarınıza yüklenmemiş ise bu sorun olacaktır, Windows dosyayı oynatmayı reddedecektir.
Son olarak, doğru olan video ve ses kod çözücüler yüklendiğinde, Windows sıkıştırma işlemini çözerek görüntü ve sesin akışına izin verir. Kod çözücünün sıkıştırması yeniden çözüldüğünde geçerli olarak atanmış Windows Media Player veya üçüncü parti yazılımlardan örneğin Mv2Player veya BSPlayer gibi kullandığınız oynatıcı programa gerekli bilgiyi vererek izlenmesine izin verir. Kullanıcı isteklerine göre şekillendirilebilen bu durumun anlamı, her seferinde kendi kendimize sıkıştırma çözmek için baştan program yazmamak ve kod çözücülerin herhangi bir uygulama ile rahatlıkla kullanılabilmesidir.
Kod çözücü bilmecesi
Kullanım için onlarca video kod çözücü mevcut iken, herhangi bir AVI dosyasının sıkıştırması hangi birine ait olduğu öğrenmek kumar gibi gelebilir. Peki sisteminiz video ve ses akışlarını için uygun kod çözücüler ile teçhizatlanmış mıdır? Şayet öyle değilse, filmi izlemek istediğiniz vakit gerekli kod çözücü bilgisayarınızda yüklü olmadığı için Windows yakındığında bunun cevabını öğrenirsiniz. Elinizdeki videoya uygun hususi kod çözücüye ihtiyacınız olunca nerede bulabilirsiniz?
Elinize geçecek, bulduğunuz her kod çözücüyü bilgisayarınıza yüklemekten ziyade son derece basit olan bir çözümü önerebiliriz. Belirli olan AVI dosyasındaki sıkıştırmanın yapıldığı kod çözücüleri tanımlayabilen GSpot yazılımının çok yardımı olacaktır. www.headbands.com/gspot/ adresinden ücretsiz olarak indirebileceğiniz Gspot, bir kaç kb’lık boyuta ve inanılmaz basit bir arabirime sahip. Basit görünüşüne rağmen kod çözücü aramada ve tespit etmede kesinlikle eşi benzeri olmayan harika bir yazılım.
GSPot’u başlattığınızda menüsünden AVI dosyanızı seçin. Öncelikle Gspot sisteminizi tarayarak yüklenmiş olan tüm kod çözücüleri tarayacaktır. Daha sonrasında AVI dosyanız hakkında tonlarca bilgiyi görüntüleyecektir. Ekranın sağında bulunan Video kısmının altında sisteminizde yüklenmiş, varsa ihtiyacınız olan kod çözücüleri listeleyecektir. Yine Video altında bulunan Stat kısmında bu gerekli olan kod çözücülerini görebilirsiniz. Menüsünde View -> Codec Database -> Video sekmesine FourCC koduna bakarak eksik kod çözücüleri nereden temin edebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Olağanüstü MPEG-4
Video biçimleri ve sıkıştırılması için kod çözücüler bir arada ilerlerken, onlarla birlikte oluşan çok faydalı bir gelişme mevcut. Fenomenlerden biri de MPEG-4. DVD MPEG-2 standardına karşılık sunulan ve onun ötesine geçebilmiş olan MPEG-4, aşırı derecede hızlı ve verimli çalışarak iyi bir sıkıştırma yapabildiğinden kod çözücüler içersinde bir standart halini aldı.
Her ne kadar bir kod çözücü olsa da MPEG-4 aslında bir standart. Bu standart altında yer alan hatırı sayılır sayıda, Microsoft’un da kendi markası olan versiyonu da olmak üzere, MPEG-4 uyumlu çok kod çözücüler bulunmakta. Şüphesiz, en çok bilineni MPEG-4 kod çözücüsü DiVX. Bu kod çözücüsünün geçmişi değişik olaylarla dolu. DiVX, Microsoft’un MPEG-4 ‘ü ile aynı anda meydana çıktı, fakat yasallaşması DiVX Networks Inc. ile birlikte oldu.
Yıllar boyunca, DiVX çok fazla avantaj sahibi oldu ve şimdi büyük kar amaçlı bir şirket halini aldı. Bilgisayar ve oyun konsolu oyunları geliştirenlerin, DVD oynatıcı ve DiVX dosyaları oynatabilen taşınabilir veya sabit aygıtların kullandığı dev bir sektör haline geldi. Ücretsiz yayınlanan ve popüler olmayan diğer kod çözücülerin aksine yasal olmasından dolayı lisanslı bir yazılım hizmeti veren DiVX’e, ücretsiz olarak hem de ondan daha performanslı olan rakip bir kod çözücü daha yazıldı: XViD. Film endüstrisi de ticari kuruluşlar gibi teknolojinin gerisinde kalmamak için film formatlarını DiVX’e dönüştürerek internet üzerinden satışa sunuyorlar. XViD ise daha çok bilgisayar tutkunları olan kullanıcılar tarafından tercih ediliyor ve sürekli yaygınlaşıyor.
www.xvid.org
Seda İrengü / PCTIME Ekim 2004
Yazılım / Teknik
BEKO ÇAMAŞIR MAKİNESİ yada NO FROST BUZDOLABI ALANA
BULAŞIK MAKİNESİ
299 YTL’den başlayan fiyatlarla
Maximum’a özel 3 ay taksit erteleme
veya
+ 8 taksit
Kampanyada son tarih: 30 Nisan 2008
Geleceğin teknolojileri için bilim insanları neler tasarlıyorlar? Teknoloji sevenleri heyecanlandıracak gelişmeler için çalışmaları hızla devam ediyor ve karşımıza kağıt inceliğinde gerçek renkli ekranlar çıkıyor: OLED
Likit soğutmalı dizüstü bilgisayarlardan, tamamen dokunma-duyarlı monitörlere, kalem şeklinde açılır kapanır e-gazetelerden, hem dijital kamera hem de mobil telefon işlevi gören güneş gözlüklerine kadar prototip olarak uyarlaması yapılmış. Bütün bu futuristik teknoloji ürünleri, geleceğin hayatımızı ne kadar kolaylaştıracağını ve zenginleştireceğini, keşif sahasının da ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Gözün algıladığı görüntüyü birebir gerçeklikte ve berraklıkta gösterebilen görüntü birimleri ise çözünürlük bakımdan büyürken aynı zamanda mikro boyutlarda küçülerek ince, hafif tasarımlarıyla hayatımızın her alanına girebiliyorlar.
1960’larda geliştirilmeye başlanan plazma ekranlar, düz panel görüntü birimi endüstrisi için teşvik edici anahtar oldu. Kısa sürede ilerleyen uzak ve yakın projeksiyon teknolojilerindeki gelişmeler sonucu görüntü birimi sektörü neredeyse her yıl yeni bir uygulama bilimini karşımıza çıkarıyor. LCD, TFT, plazma, likit teknolojileri ile, büyük ekranlardan en küçük ekranlara kadar geniş yelpazeye sahip olan görüntü birimleri çok gelişmiş elektronik tutkunlarına yeni bir teknoloji sunmakta: OLED
Organik Işık Yayan Diyot, kısaca OrganikLED (Organic Light-Emitting Diode), kendinden ışık üretebilen pikseller içeren yeni bir görüntü birimi. OLED görüntü biriminde iki şarj edilmiş elektrotun arasında bir karbon tabanlı film bulunuyor. Görüntü için gerekli olan ışık organik tabakalardan oluşan orta katman tarafından elektrotlar yardımıyla üretiliyor. Bu teknolojisi sayesinde likit kristal ekranların (LCD) yada diğer birimlerin teknolojisinde kullanıldığı gibi ışığı yansıtma ya da geçirme yöntemini kullanmıyor.
Yani diğer görüntü birimlerinde olduğu gibi arka plandan gelen ışık kaynağına gerek kalmıyor. Dolayısı ile daha az enerji tüketiyor ve %20 daha ucuza mal oluyor. Hem LCD panellerinden 2 kat fazla parlaklık sağlayabilmekte hem de LCD panellerinin yarı ağırlığındadır, çok ince tabakalar halinde üretilebilir bir teknolojiye sahiptir. OLED sayesinde çok daha ince bilgisayar ekranları yapılabilecek. Bu özellikleriyle sağladığı performansı ve tasarımı konusunda monitör, dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu ya da başka bir cihazın daha net görüntü verebilmesi ve daha ince dizayn gibi bazı avantajlar sağlıyor. 100 dereceye kadar olan sıcaklıklarda çalışmasına devam edebiliyor ama, sabit voltaj altında belirli bir süre çalıştıktan sonra parlaklığı yarıya düşüyor. Geçen yılın üretimlerinde yapılan ölçümde mavi renkte 10.000 saat, kırmızıda 40.000 saat dayanmakta olduğu ortaya çıkmıştı.
Elektronikte inorganik madde kullanımı gitgide artmakta; Silikon, alüminyum, germanyum, bakır ve silikon dioksit. Şimdi de son olarak organik maddeler kullanılmaya başlandı. OLED teknolojisi ilk olarak Kodak firması tarafından 90’ların başında oluşturularak uygulanmaya başlanmış, daha sonra Pioneer, Samsung, Sanyo ve TDK gibi devler Kodak’dan lisans alıp teknolojiyi kendi ürünlerine entegre ederek gelişmesinde etkili olmuşlardır. Yüksek netliğe sahip görüntüyü gerçeğe yakın hale getirebilen OLED teknolojisi ile her açıdan parlak, duru ve net resimler, akıcı doğrudan hareketli video görüntüler gerçek hayatta olduğu gibi görünmelerini sağlıyor.
Tanım bakımından LCD teknolojisine benzemeyen OLED görüntü birimleri, ışık yayan organik yarıiletkenlerden oluşan, yüksek karşıtlık ve kısa karşılık verme süresi ile birleşen geniş görüş açısı sağlayan ileri teknoloji sunmakta. Şimdiden dijital kameralar, fotoğraf makineleri, cep telefonları, Palm gibi mobil cihazlar OLED teknolojisi ile geliştirilmiş küçük ekranlara sahip. Bu yeni teknolojiyi televizyonlar ve bilgisayar monitörleri gibi daha büyük biçimlere uygulamak için dünyanın lider görüntü birimleri kuruluşları birbirleriyle yarış halindeler. Çünkü, henüz daha büyük ve geniş ekranlarda organik görüntü birimi entegre edilememiş durumda. Bu sebeple dünyanın ilk 40 inç renkli OLED TV’sini yapan Epson’u tebrik etmemiz gerekiyor. Ardından Samsung’un 17 inç monitörü ve Phillips’in ise 13 inç monitörü uygulama olarak gösterime sunuldu.
Seiko Epson’un OLED teknolojisini kullanarak bir ilki gerçekleştirdiği 40 inç ekranı, 1280 x 768 piksel (WXGA) çözünürlükte olan ve gerçekliğe daha yakın olmasını sağlayan 260.000 rengi barındıran prototipini 2007 yılında ticaretleştirmeyi planlıyor. Bu karşın, Samsung’un 17 inç OLED monitörünü daha küçük olmasına rağmen 1600 x 1200 (UXGA) olarak daha yüksek çözünürlüğe sahip.
Philips 13 inç “PolyLED”TV olarak adlandırdığı 576 x 324 piksel çözünürlükte renkli ekran prototipini tanıttı.
Philips de kendini bir sonraki teknoloji olan OLED ile ileri taşımaya oldukça hevesli. Hollandalı elektronik devi, renkli 13 inç “PolyLED” TV olarak adlandırdığı prototipini hazırladı. 576 x 324 piksel çözünürlüğü ile Philips firması, görüntü biriminin geniş ekranlara ölçeklemek için yeterli fizibiliteye sahip olduklarını göstermek için PolyLED TV yi sunuşa çıkardı. Polimer-OLED TV’ler, 1365 x 768 (WXGA) geniş ekran 30 inç televizyonlar olarak beş yıl içinde gerçeğe dönüşebilirler.
Philips ve Epson ikisi birden özel olarak geliştirilen, piksellerden oluşan arka plan üstüne gelen, birikmiş ışık yayan mürekkeplerden (çözünür polimer OLED maddeleri), mürekkep püskürmeli baskı yöntemleri oluşturarak kendi görüntü birimlerini üretmeyi planlıyorlar. Bu yöntemin ekran üzerine etkisi, görüntü biriminin elektronik sürücüsünü içeren substratın yani taban maddesinin üzerine baskı yapılması şeklinde gerçekleşiyor.
Phillips’in kullandığı yöntem dört adet baskı kafası içeren yazıcı ile toplamda 256 adet olan basınçla çalışan püskürtücü hortum başını içeriyor. Kırmızı, yeşil ve mavi alt-pikseller (pikselden daha düşük), sade biçimde farklı hortum başlarından ateşlenmiş mürekkep damlacıklarından oluşuyor. Baskı kafası üretici firması Spectra ile birlikte çalışan Philips bu sistemi geliştirmelerinin sebebi olarak, 24 inç’ten daha yukarı görüntü birimleri için olduğunu gösteriyor. Seiko-Epson da benzer şekilde bir projeyi kendi 40 inç OLED görüntü birimleri için tasarlıyor. Samsung diğerlerinden farklı bir yaklaşım ile yol almakta. Polimer OLED maddeleri ile çalışmak yerine, küçük moleküllü OLED maddelerini kullanmayı tercih etmiş durumda. Bu çeşit görüntü birimlerinin pikselleri geleneksel olarak kullanılan yöntem ile, OLED maddelerinin desenli maskeleme tabakası üzerinden püskürtülmesiyle oluşuyor. Maskeleme yönteminin performansı zamanımızda birkaç inç ile limitli görünüme sahip. Samsung, organik maddeleri bireysel piksellere dönüştüren karşılıklı ince tabakanın lazer taramasıyla oluşan yeni desenleme yöntemi sayesinde bu problemi kullanarak son teknolojik ürününü geliştirdi.
Seda İrengü / PCTIME Eylül 2004
Trend

| Ürün Kodu |
: 03 117 |
 |
| Ürün Gurubu |
: Dış Cephe Boya/Kaplama ve Astarları-Su Bazlı Dış Cephe Boyası |
 |
| Yüzeyler |
: Mat, Düz |
 |
| Alanlar |
: Brüt beton, Gaz beton, Tuğla, Sunta, v.b., Sıva gibi yapı elemanları, yapı elemanlarında |
 |
| Renk Sayısı |
: 25 Renk Hazır Üretim, Siparişe Göre 232 Renk, 1001 Renk Sisteminde Sonsuz Renk, Boya Küpü ile 168 Renk |
 |
| Pratik Tüketim |
: 0,200 Kg/m² – 0,140 Lt/m² (Yüzey özelliklerine göre değişebilir) |
 |
| Önerilen Kat Sayısı |
: Min. 2 Kat (Yüzey Özelliklerine Göre Değişebilir) |
 |
| Kuruma Süresi |
: Tam Kuruma Süresi; Max. 24 Saat. Katlar Arası Bekleme Süresi; Min. 12 Saattir. |
 |
| Alt Katlar |
: Marshall Dış Cephe Macunu LH, Marshallite Termoplastik Astar, Marshall Macun LH |
 |
| Uygulama Araçları |
: Rulo, Spray |
 |
| İnceltici/İnceltme Oranı |
: Su, %10 |
 |
| Ambalaj Tipleri |
: 15 Lt, 2.5 Lt, 7.5 Lt |
| Standartlar |
: TSEK, TS 5808, Anti Bacterial, Boya Küpü, 1001 Renk |
|
|
Kartela : “Bu renkler orjinal renklerden farklılık gösterebilir. Orjinal renk tonlarımız için lütfen kartelamızı isteyiniz.” |
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
« Önceki Sayfa —
Sonraki Sayfa »